DÜNYA MİMARLIK GÜNÜ KUTLU OLSUN

Her yıl Ekim ayının ilk pazartesi günü kutlanan Dünya Mimarlık Günü, bu yıl “İklim Değişikliği için Harekete Geç” teması ile Uluslararası Mimarlar Birliği (UIA) üyesi yüzden fazla ülkede bir milyondan fazla mimar tarafından kutlanacak.

Tüm dünyada insan uygarlığının geleceği; iklim değişikliği, çevre sorunları, savaş ve çatışma, sömürü, açlık, yoksulluk, eşitsizlik ve ayrımcılık gibi nedenlerle tehdit altındadır. İklim değişikliği gibi büyük afetlerin ancak tüm ulusların işbirliğiyle engellenebileceği açık olmasına rağmen, ülkeler gerekli tedbirleri almamakta, yükümlülüklerini yerine getirmemektedirler. 

Ülkemizde Devletin anayasal görevleri arasında “Sağlıklı ve dengeli bir çevrede yaşama hakkını korumak, çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak ve çevrenin kirlenmesini önlemek” sayılmış ve Türkiye son olarak 22 Nisan 2016 tarihinde Paris Anlaşması’nı imzalamıştır. Bu anlaşma ile ülkemiz bir yandan yenilenebilir enerji kaynaklarına geçiş konusunda sorumluluk alırken, diğer yandan nükleer enerji tesisleri planlanmakta; orman, mera, tarım alanlarına, kıyı şeritlerine, akarsulara telafisi mümkün olmayan müdahalelerde bulunulmaktadır.

Cumhuriyet tarihinde ilk kez nüfusun çoğunluğunun kırsal alanlar yerine kentlerde yaşadığı bu dönemde doğal kaynaklarını kaybeden şehirlerimiz hatalı kentleşme politikalarının bir sonucu olarak doğal dengenin bozulma sürecini hızlandırmaktadır. Küresel iklim değişikliği beklenmedik ve daha şiddetli fırtına ve sellere, orman kaybına uğrayan alanlarda daha sert gecen mevsimlere ve kuraklığa sebep olmaktadır. Giderek büyüyen ve kontrol edilmesi her geçen gün daha da zorlaşan kentlerimizin en az miktarda kirlilik üreten, yenilenebilir enerji kaynaklarıyla enerji gereksinimini karşılayan, doğal kaynaklara zarar vermeyen bir yapıya büründürülmesi en başta gelen hedeflerimiz arasında olmalıdır.

Bu hedefin gerçekleştirilmesi, Türkiye’nin en hızlı büyüyen kentleri arasında yer alan Gaziantep için ayrıca önemlidir. Dünya Sağlık Örgütü (WHO)’nün güncel verilerine göre Gaziantep’in hava kirliliği istatistiklerinde Avrupa’da üst sıralarda yer alması, Gaziantep için eyleme geçmenin aciliyetini bir kez daha hatırlatmıştır. Nüfusu bu denli hızlı artan bir kentte kısa vadeli, günü kurtarmaya yarayacak, uzun vadeli sonuçları değerlendirilmemiş politikaların acilen terk edilmesi; kültürel ve çevresel değerleri korumayı amaçlayan, gerçekçi, kentimizi yeni çağa taşıyabilecek politikaların üretilmesi gerekmektedir.

 Çevresel değerleri hiçe sayan ve son yıllarda patlama yaparak kontrolsüz bir hal alan imar ve inşaat faaliyetleri yalnızca emlak spekülatörleri ve rant odaklarına fayda sağlamış, bu süreçten mimarlar da büyük zarar görmüştür. Meslektaşlarımızın özlük hakları, üretim  potansiyelleri, istihdam imkanları adım adım gerilemiş; mimarlar, mühendisler ve teknik işgücü inşaat sürecinde figüran haline getirilmiştir. Geçtiğimiz günlerde TÜİK tarafından yayımlanan Gelir ve Yaşam Koşulları İstatistiklerine göre son on yılda üniversite mezunu yoksul sayısının 6 kat artarak 150.000’e ulaşması, yalnızca mimarların değil ülkenin eğitimli nüfusunun tamamının yaşam koşullarının geriye gittiğini göstermektedir. Bu tablo yalnızca mimarların, veya yüksek öğrenim görmüş yurttaşların sorunu değildir. Yoksulluk ve gelir dağılımı adaletsizliği toplumun tümünün sorunudur.

Mimarlar Odası, mimarların ve toplumun sorunlarının birbirinden bağımsız olmadığının bilinciyle mimarların deneyimini, birikimini ve bilgisini halkın faydasına sunmak için tüm imkanlarını kullanmaya devam edecektir. Dünyamızın, bölgemizin, ülkemizin, kentlerimizin ve yaşama hakkımızın tehdit altında olduğu bu zorlu dönemde umutla meslektaşlarımızın ve toplumumuzun Dünya Mimarlık Günü’nü kutluyoruz.

TMMOB MİMARLAR ODASI GAZİANTEP ŞUBESİ 14.DÖNEM YÖNETİM KURULU